HERKESİN GÖZÜ AYDIN.
MÜCADELE BUGÜNE KADAR EMEĞİ GEÇEN TÜM ARKADAŞLARA SELAM OLSUN.
ALLAH SİZDEN RAZI OLSUN.

HERKESİN GÖZÜ AYDIN.
MÜCADELE BUGÜNE KADAR EMEĞİ GEÇEN TÜM ARKADAŞLARA SELAM OLSUN.
ALLAH SİZDEN RAZI OLSUN.
Çek Kanununda DeÄŸiÅŸiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı, TBMM Genel Kurulu’nda görüşülerek kabul edildi. Yeni yasa ile karşılıksız çek nedeniyle verilen hapis cezası, idari ceza olarak deÄŸiÅŸtirilecek.
BANKALARIN SORUMLULUÄžU ARTACAK
Kanunla, bankaların karşılıksız çek keşide edilmesindeki sorumluluğu artırılıyor.
Buna göre, banka ibraz eden düzenleyici dışındaki hamile, süresinde ibraz edilen her çek yaprağı için; karşılığının hiç bulunmaması halinde, çek bedeli bin TL veya üzerinde ise bin TL, çek bedeli bin TL’nin altında ise çek bedelini ödeyecek. Karşılığının kısmen bulunması halinde de çek bedeli bin TL veya altında ise kısmi karşılığı bin TL’ye tamamlayacak, çek bedeli bin TL’nin üzerinde ise kısmi karşılığa ilave olarak bin TL’yi ödeyecek.
Çekin, üzerinde yazılı baskı tarihinden itibaren 5 yıl içinde ibraz edilmemesi halinde, muhatap bankanın ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu sona erecek.
Kanuni ibraz süresi içinde, karşılıksız çek veren kişi hakkında uygulanan adli nitelikteki yaptırım, idari nitelikte bir yaptırıma dönüştürülecek. Buna göre, mevcut durumda, karşılıksız çek veren kişi hakkında her bir çekle ilgili olarak 1500 güne kadar adli para cezası verilirken; yapılan değişiklikle, savcı tarafından her bir çekle ilgili olarak çek düzenleme ve açma yasağı kararı verilecek.
Karşılıksız çekin keşide edilmesi halinde, hamilin 6 ay içinde talep etmesi durumunda, Cumhuriyet Savcısı tarafından her bir çekle ilgili çek düzenleme veya çek hesabı açma yasağı verilebilecek.
DOLANDIRICILIK VE SAHTECİLİĞE CEZA
Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı; karşılıksız çekin düzenlenmesi suretiyle dolandırıcılık, belgede sahtecilik veya başka bir suçun işlenmesi halinde de verilecek.
Böylece, karşılıksız çekle birlikte aynı zamanda dolandırıcılık, belgede sahtecilik veya baÅŸka bir suçun iÅŸlenmesi halinde, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararı verilmesinin yanısıra, kiÅŸi TCK’nın ilgili hükümlerine göre de cezalandırılacak.
Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına karşı yapılacak başvuru ve itirazlar hakkında, Kabahatler Kanunu uygulanacak. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararına karşı yapılan başvurunun kabulü halinde, buna ilişkin bilgiler, Adalet Bakanlığı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla Merkez Bankasına elektronik ortamda bildirilecek.
KARŞILIKSIZ ÇEKE 10 YIL YASAK
Karşılıksız kalan çek bedelinin faizi ile birlikte tamamen ödenmesi durumunda, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kaldırılacak, bu durum Merkez Bankasına bildirilecek. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararının verildiği savcılığa başvurularak talebin geri alınması halinde de çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kaldırılacak. Çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağına ilişkin kayıt, üzerinden 10 yıl geçmesi halinde Merkez Bankası tarafından resen silinecek. Böylece karşılıksız çek kesen kişilere 10 yıl süreyle çek verilmeyecek.
Hamiline çek defteri yaprağını kullanmadan hamiline çek düzenleyen kiÅŸiye, her bir çekle ilgili uygulanan 1 yıla kadar hapis cezası, 300 TL’den 3 bin TL’ye kadar idari para cezasına dönüştürülecek.
Bankalar, kanunun yürürlüğe girmesinin ardından 1 ay içinde yeni çek defterlerini bastıracak. Bankalar, 31 Aralık 2012 yılına kadar müşterilerine yeni çek defterlerini verecek ve ellerindeki eski çek defterlerini imha edecek. Eski çeklerin hukuki geçerliliği devam edecek.
Üzerinde basıldığı tarih yer almayan çeklerin, 30 Haziran 2018 tarihine kadar bankaya ibraz edilmemesi halinde muhatap bankanın, bu kanuna göre ödemekle yükümlü olduğu tutara ilişkin sorumluluğu da sona erecek.
Çekin, yazılı düzenleme tarihinden önce ödenmek için muhatap bankaya ibrazı, 31 Aralık 2017′den önce geçersiz olacak.
Suç karşılığında uygulanan yaptırımı, idari yaptırıma dönüştüren fiiller nedeniyle soruÅŸturma evresinde bulunan dosyalar hakkında Cumhuriyet BaÅŸsavcılığınca, kovuÅŸturma evresinde bulunan dosyalar hakkında mahkemece idari yaptırım kararı verilecek. Yargıtay’da bulunan dosyaların geri gönderildiÄŸi mahkemeler duruÅŸmasız karar verecek.
Kanunun yayımı tarihinden önce verilen çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı kararlarına ilişkin kayıtlar, Merkez Bankasında tutulmaya devam edilecek.
ZAMANAÅžIMI 3 YIL
TBMM Genel Kurulunda tasarıya iki madde daha eklendi.
İlk madde ihdasıyla, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 726. maddesinin bir ve ikinci fıkralarında yer alan ”6 ay” ibareleri ”3 yıl” ÅŸeklinde deÄŸiÅŸtirildi. Buna göre, hamilin, cirantalarla düzenleyene ve diÄŸer çek borçlularına karşı sahip olduÄŸu baÅŸvurma hakları, ibraz süresinin bitiminden itibaren 3 yıl geçince zamanaşımına uÄŸrayacak.
Çek borçlularından birinin diğerine karşı sahip olduğu başvurma hakları, bu çek borçlusunun çeki ödediği veya çekin dava yolu ile kendisine karşı ileri sürüldüğü tarihten itibaren 3 yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacak.
DiÄŸer madde ihdası ile aynı yönde düzenleme Yeni Türk Ticaret Kanunu’nda da yapıldı.
Tasarının kabul edilmesinin ardından TBMM BaÅŸkanvekili Meral AkÅŸener, alınan karar gereÄŸi birleÅŸimi yarın saat 13.00′de toplanmak üzere kapattı.
MALATYA (İHA) – Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu (HSYK) Üyesi Birol Erdem, “Yeni bir Torba Kanunu çalışması var. Bu kanunun içinde özellikle mahkemelerimizi önemli ölçüde meÅŸgul eden çeklerle ilgili önemli düzenlemeler olacak büyük bir ihtimal” dedi.
Adalet Günü etkinlikleri kapsamında İnönü Üniversitesi, Malatya Adliyesi ve Malatya Barosu iÅŸbirliÄŸi ile bir sempozyum düzenlendi. İnönü Üniversitesi Turgut Özal kongre ve Kültür Merkezi’nde yapılan sempozyuma Vali Vekili Abit Öztoprak, Belediye BaÅŸkan Yardımcı Ertan Mumcu, İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Cemil Çelik, HSYK Üyesi Birol Erdem, Malatya Cumhuriyet BaÅŸsavcısı Muzaffer Sayın, Malatya Adli Komisyon BaÅŸkanı Orhan Erdim, Malatya Adliyesi’nde görevli çok sayıda hakim ve savcı, Baro BaÅŸkanı
Eyüp Kutlubay ile fakülte dekanları ile öğrenciler katıldılar.
Malatya Cumhuriyet BaÅŸsavcısı Muzaffer Sayın yaptığı açılış konuÅŸmasında, “Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu, kurulduÄŸu günden bu yana, hemen hemen her kesim tarafından ciddi ÅŸekilde eleÅŸtirilmiÅŸtir. Bu baÄŸlamda, üye sayısının az olması, üyelerin sadece yüksek yargıdan gelmesi, hakkında karar aldığı ilk derece hakim ve savcılardan hiç bir temsilcinin kurulda yer almaması, kurul kararlarının yargı denetimine tamamen kapalı olması, kurul kararlarının yargı kararına tamamen kapalı olması, kurul kararlarına
karşı etkili iç itiraz sisteminin öngörülmemiÅŸ olması, Hakim ve Savcıların denetlenmesinde ve soruÅŸturmasında Adalet Bakanının yetkili olması, Adalet MüfettiÅŸlerinin bakan tarafından atanması, Adalet Bakanı ve Adalet Bakanlığı MüsteÅŸarı’nın kurulda yer alması, kurulun kendisine ati bir sekretaryasının, binasının ve bütçesinin bulunmaması gibi hususlar kamuoyu da eleÅŸtiri konusu olmuÅŸtu. Kurul, idari ve mali özerkliÄŸe sahip, özel bütçeli bir kamu tüzel kiÅŸisi olarak teÅŸkilatlandırılmış olup, yine idari
özerkliÄŸin gereÄŸi olarak sekretarya iÅŸlerini yürütmek üzere kurula baÄŸlı bir genel sekreterlik kurulmuÅŸtur. Eski hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu döneminde kurulun hiç bir kararı yargıya taşınamaz bir pozisyonda iken, yeni düzenleme ile genel kurulun ve dairelerin meslekten çıkarma cezasına iliÅŸkin kararlarının yanında, baÅŸkanın tek başına yaptığı iÅŸlemler ve aldığı kararlara karşıda yargı mercilerine baÅŸvurulabilecektir. Böylece yeni Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun yapısı ile yargı bağımsızlığı
güçlendirilmiÅŸ, yargının tarafsızlığı saÄŸlanmış, kurul, özerk bir yapıya kavuÅŸturulmuÅŸ, hukuk devletinin güçlendirilmesine yönelik ileri adımlar atılmış, kurul geniÅŸ tabanlı temsil esasına göre yeniden yapılandırılmıştır” dedi.
HSYK Üyesi Birol Erdem ise yaptığı konuÅŸmasında, “Biz Yüksek Kurul olarak göreve baÅŸladığımızdan hemen sonra Anayasa’nın bize vermiÅŸ olduÄŸu zorunlu görevlerimizin yanında, biz önceki kuruldan oldukça ağır bir iÅŸi yükü aldık. 500′e yakın disiplin dosyası, 1000′den itiraz terfi ile ilgili inceleme talebi dosyası önümüzde duruyordu. Hem bunları sonuçlandırmak için bir gayret göstermemiz gerekiyordu, hem de yargıdaki birikmiÅŸ sorunları çözmek için bu konuda inisiyatif almış kurumlara öneriler götürmeyi arzu
ettik. Bu amaçla 16 bölgede bölge analiz çalışmaları, yargıda durum analizleri çalışmaları adı altında toplantılar düzenledik” diye konuÅŸtu.
Çek gibi mahkemelere intikal eden sorunların adliyelere taşınmadan çözümü için yeni bir kanun çalışması yapıldığını söyleyen Erdem, “Yeni bir Torba Kanunu çalışması var. Bu kanunun içinde özellikle mahkemelerimizi önemli ölçüde meÅŸgul eden çeklerle ilgili önemli düzenlemeler olacak büyük bir ihtimal. Bu ÅŸekilde yargıya gelmeden çözebileceÄŸimiz hususları, yargının dışına çıkartmak suretiyle, gelmeden çözmek suretiyle ve alternatif uzlaÅŸma gibi, yargı dışı çözüm yollarını da geliÅŸtirmek suretiyle yargının
yükünü azaltmak istiyoruz. Buradaki bir hedefimizde ÅŸu, gerçekte yargı tarafından bakılacak konuların iyi bir ÅŸekilde incelenmesini saÄŸlamak ve daha saÄŸlıklı ve daha hızlı bir ÅŸekilde çözüme kavuÅŸturulmasıdır. Åžuanda AİHM Mahkemesi’nde en çok gelen sıkıntı, makul yargılama süresinin ihmal edilmesidir. Bizde bu anlamda çok yönlü bir çalışma yapıyoruz. Bunlardan bir tanesi yargıya gelen iÅŸ yükünü azaltmak, bir diÄŸeri de adliye ve hakim ve savcı sayısını arttırmaktır. bunlar çok hızlı olmuyor. 2010 yılı
içerisinde 1100 tane hakim ve savcı sınavları yapıldı. Hakim ve savcı sayısını en az ikiye katlamamız gerekiyor. bu sayı arttırmalıyız. Yargıya gelen iÅŸ yükünü azaltmalıyız. Adliye sayılarımızı arttırmalıyız” diye konuÅŸtu.
Sempozyumda İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Kemal Åženocak’ın baÅŸkanlığındaki sempozyum oturumuna konuÅŸmacı olarak Baro BÅŸakanı Eyüp Kutlubay, Hukuk Fakültesi Dekan Yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Hayri Keser, Malatya İdare Mahkemesi BaÅŸkanı Ragıp Atlı, Malatya İş Mahkemesi BaÅŸkanı Fehmi Özdemir katıldılar.
YÜCE YARGIYA VE ONUN DEĞERLİ TEMSİLCİLERİNE OLAN İNANCIMIZI HİÇ YİTİRMEDİK.
1 – ESNAF VE İŞ ADAMLARININ ÖDEYEMEDİKLERİ ÇEK MİKTARI KADAR BİR BEDELİ YEREL MAHKEMELERİN HAPİS CEZASINI KALDIRMALARI YADA VERMEMELERİ İÇİN TALEP ETMESİNE VE ZATEN BORÇLUYA ÖDENEMEYEN BU PARA MİKTARININ DEVLETE ÖDENMEDİĞİ ZAMAN GÜNLÜĞÜ 100 – 20 TL,DEN HAPİS CEZASINA ÇEVRİLMESİNE VE BORCUN İKİYE KATLANMASINA YORUMUNUZ NEDİR ?
2 – HAPİS CEZASINDAN KURTULMAK İÇİN DEVLETE ÖDENEN ÇEK MİKTARI KADAR PARA ALACAKLIYA İNTİKAL EDİYORMU ?
3 – DEVLETE ÖDENEN ÇEK MİKTARI KADAR BEDELDEN SONRA HAPİS CEZASI KALKIYOR.BUNDAN SONRA ALACAKLININ ALACAK HAKKI DEVAM EDİYORMU ?
4 – DEVLETE ÖDENEN ÇEK MİKTARI KADAR BEDELDEN SONRA HAPİS CEZASI KALKIYOR.BUNDAN SONRA İCRA DAVALARI DEVAM EDİYORMU ?
5 – DEVLETE ÖDENEN ÇEK MİKTARI KADAR BEDELDEN SONRA HAPİS CEZASI KALKIYOR.BUNDAN SONRA TAAHHÜDÜ İHLAL DAVALARI VE HAPİS TAZYİKİ DEVAM EDİYORMU ?
6 – DEVLET ÖDENEMEYEN ÇEK MİKTARI KADAR PARAYI BATMIŞ ESNAFTAN HALİYLE TAHSİL EDEMEYİNCE , MAĞDURU CEZA EVİNE ATIYORSA VE ESNAF YILLARCA CEZA EVİNDE KALIP ÇALIŞAMAYACAĞI VE DOLAYISIYLA HİÇ BİR GELİR ELDE EDEMEYECEĞİNDEN  BORÇLUSUNA NASIL ÖDEME YAPACAK !!!
BU DURUMDA ALACAKLIDA MAÄžDUR OLMAYACAKMI ?
7 – BU DURUMDA DEVLET ALACAKLIYI NASIL KORUYOR ?
8 – APAR TOPAR CEZAEVİNE ATILAN VE YILLARCA CEZAEVİNDE KALAN ESNAFIN GERİDE KALAN MAKİNE , İNSAN GÜCÜ , VERGİ VE SSK PİRİMLERİ VE YAPILANDIRMALARINDAN KAYIPLAR NELERDİR ?
KAZANÇ NEDİR ???
9 – ESNAF VE İŞ ADAMLARININ ARDINDA BIRAKTIKLARI AİLE FERLERİNİN GELECEKLERİ HAKKINDA NELER DÜŞÜNÜYORUZ.
10- ESNAF ÖDEYEMEDİĞİ BİR ÇEKTEN DOLAYI HACİE UĞRADIKTAN SONRA BİRDE CEZA DAVASI AÇILMASI VE YILLARCA CEZAEVİNDE KALMASININ YARARI NEDİR ?
11- YEREL MAHKEMELERİN AYNI BİNADA AMA AYRI AYRI KARARLAR ALMALARI VE YORUM YAPMALARINA SON NOKTA NE ZAMAN KONULACAKTIR.
12- HSYK , NIN DEDİĞİ GİBİ YÜCE YARGININ ASIL İŞLERİ VARKEN YÜCE YARGININ VE YÜCE TEMSİLCİLERİNİN ALACAKLI – BORÇLU İLİŞKİSİNE TARAF OLUNMAKTAN DUYDUKLARI KAYGI DİLE GETİRİLİYORMU ?